• Anasayfa
  • Şiirlerim
  • Hatıralarım
  • Okuma
  • Kavuştum
  • Kur'an
  • Tefekkür
  • KitapCd
  • SiteEkle
  • Linkler


  • Aşağıdaki satırlar KUR'AN TAHLİLİ adlı eserin ÖNSÖZ kısmıdır:

    Değerli okurlar! Rabbimize sonsuz şükürler olsun ki, ülkemizde Kur’ân’ı indirildiği dilden, yani Arapça aslından anlayarak okuyabilmek için her türlü imkan mevcut... O halde neden bu imkanlardan yararlanmayalım? Hem Kuran’da bildirilen “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer, 9) gibi ayetlerden ve hem de bir çok hadiste faziletine işaret edilen “bilenlerden olmanın ayrıcalığı”ndan neden istifade etmeyelim? Bir müslüman için Kur’an ilmi en değerli ilimdir. Zaten bu anlamda Allah da bilenlerle bilmeyenleri, mesajını anlamak için gayret gösterenlerle göstermeyenleri bir tutmayacağını bize açık bir şekilde bildirmiyor mu? Ayrıca, yine bir müslüman için Kur’an en büyük zikir ve onunla meşgul olmak da en büyük ibadetlerden biri değil mi? Uğraşların en hayırlısı Allah’ın kitabının başında onu anlamak için geçirilen zamandır. İnsan böylesi anlarda kendisini yaratan Rabbi ile iletişim kurmakta onun kendisinden beklentilerini ve dünyada bulunma amacını kavramaktadır.
    Hayatımın en mutlu ve anlamlı anları Kur’an metinlerini çözmeye ve onların arkasındaki sırları anlamaya çalıştığım anlardır… En büyük hasretim ise, Kur’an’la meşgul iken avuçlarımın içinden akıp giden zamandır... Ama ne yazık ki, zaman isteğimizin dışında su gibi akıp gitmekte, Kur’an deryasında yüzmenin zevkine günler, aylar, yıllar yetmemektedir…
    Kur’an! Gafletten, luzumsuz, faydasız işlerle uğraşmaktan ve bunların arkasından ortaya çıkan streslerden kurtulmanın reçetesidir… İnsanlık için birşeyler yapmak ve hep canlı, diri kalmak için motivasyon ve ilham kaynağıdır…
    Kur’an! Rabb’in Kelamıdır… Yaratıcının yarattığına bir lutfu, ikramıdır… Dünyada rehber, Ahirette ışıktır… Görünenlerin ve görünmeyenlerin sırlarını içermektedir… O herkese, yani evrende kendisine muhatap olan bütün varlık alemine indirilmiştir; okunsun, anlaşılsın diye!… O’nu anlamak için gayret gösterenlere ne mutlu…
    İşte elinizdeki bu eser de, yıllardır Kur’an’ı anlamak için yapılan çalışmaların bir ürünüdür. Öğrencilerimizle uzun seneler boyunca yaptığımız Arapça, Tefsir vb. derslerdeki notların iki kapak arasında toplanmasıyla ortaya çıkmıştır. Gerek öğrencilerimizden ve gerekse bu notların varlığından haberdar olan yakın çevremizden gelen yoğun istekler, yıllardır oluşturduğumuz ve dağınık bir vaziyette bulunan bu notları biraraya getirmek konusunda beni cesaretlendirmiştir. Bu işin uzmanı olduğum iddiasında hiç değilim.. Dolayısıyla, hemen belirtmeliyim ki, bu eserin herhangi bir iddiası bulunmamaktadır. Hatta, iddia bir yana, çalışmalarımız sırasında bilmeden herhangi bir kusur işlediysek bu kusurdan dolayı Rabbimizden bağışlanma dileriz ve onun merhametine sığınırız. Bu konuda niyetimizin kötü olmadığını, sadece O’nun kitabını ve mesajını anlamaya çalıştığımızı söylemekten başka da mazaretimiz yoktur.
    Bu eseri oluşturmaya başladığımda “Böyle büyük ve kapsamlı bir çalışmaya nasıl cesaret ediyorsun?” diyerek kendimle uzun bir süre mücadele ettiğimi itiraf etmeliyim. Ama, Türkçe’de Kur’an’ı dilbilgisi açısından baştan sona inceleyen eserlerin azlığı ve bizim de derslerimiz boyunca bu türden bir esere ihtiyaç duymamız, bu konuda bir boşluğun olduğunu gösterdi. Biz asıl olarak, bu eserde çalışmalarımız sırasında boşluğunu hissettiğimiz ayetlerdeki kelimelerin ve cümlelerin gramatik tahlilleri üzerinde yoğunlaştık. Ayetlerin tefsirlerine yer verirken ise daha ziyade bu alanda temayüz etmiş alimlerin ve bilim adamlarının görüşlerine yer verdik. Ama şunu da söylemeliyiz ki, bu eserin bundan sonraki baskılarında ayetlerin yorumlarında ağırlıklı olarak kendi görüşlerimize de yer vermeyi düşünüyoruz. Bunun sebebi ayetlere bir kadın gözüyle bakan tefsirlerin ne yazık ki tarih boyunca fazla zuhur etmemiş olmasıdır. Türkçe’de ise Fatiha’dan Nas suresine dek bütün bir eserin varlığından söz etmek bile mümkün değildir
    . Bize de nasip olup olmayacağı Rabbimin takdiridir. Kanaatimizce pek çok ayet bilim kadınları tarafından yeniden yorumlanmalı ve asrın idrakine de kadın penceresinden bir kez daha sunulmalıdır.
    Bu eseri hazırlamaktaki temel amacım, öğrencilerime daha önce yine yirmi seneye yakın bir süredir okuttuğum Arapça ders notlarını biraraya getirerek oluşturduğum ve büyük bir ilgi ile karşılanan “Adım Adım Kur’an Dili” isimli Arapça Gramer setinin tatbikatı olmak üzere Kur’ân’ı baştan sona inceleyen ikinci adım olmasıdır. O eserin ortaya çıkması sürecinde hep Kur’an’ın anlaşılmasına bir vesile ve vasıta olmak için dua etmişimdir. Şimdi bu eserle dualarımın gerçekleşiyor olmasını görmekten dolayı, minnetimi ve şükrümü yerine getirememenin aczi ile, Rabbimin önünde secde ediyorum.
    Gayem yediden yetmişe biraz çaba gösteren herkesin Kur’an’ı anlayarak okumasına yardımcı olmaktan başka birşey değildir. Arapça grameri öğrenen kimselere, şu kısacık hayatta sağda solda vakit kaybetmemeleri, bir dönemler benim bunaldığım gibi Kuran’ı acaba nasıl, nereden öğrenirim diye endişe etmemeleri için düştük yollara… Önce Kur’an dedik… sonra diğerleri…
    “Diğerleri” derken bir de bakıyorsunuz Kur’an’a sıra gelmemiş ve ömür bitivermiştir… Bir mum gibi eriyip tükenivermişiz… Ömür sermayesi pek az, yapılacak işler ise pek çok… Günün getirdiklerini yaşarken bazen bir değil birkaç topu elimizde döndürmek zorunda kaldığımız malum. Geçmişte kaybettiklerimize hayıflanıp, gelecekle ilgili hayaller kurarken asıl elimizde olan şimdiki zaman uçup gidiyor ve maziye karışıyor… Lüzumlu diye günlerce peşinden koşturduğumuz şeylerin çoğu zaman ne kadar boş ve anlamsız oldukları ortaya çıkıyor… Ama boşa gitmeyen bir şey varki, o da Kur’an’la olan dostluğumuz… Şimdilerde onu anlamak için verdiğimiz uğraşı ileride keyiflere dönüşecek… Ama bunun için çalışmak, yorulmak gerekmektedir…
    Kur’an’ı kelime ve irabıyla öğrenerek anlayabilmek için en az iki senelik bir zamana ihtiyaç vardır. Bunun için de disiplinli bir çalışma yapmak gerekmektedir. Bu süreyi kısaltmak ise kişinin kendi çabasına bağlıdır. Gramerin ayrıntıları ile uğraşmak başlangıçta zor görünse de Rabbim onun zevkini içine koyuyor ve öğrenmeyi kolaylaştırıyor. Zaten “başlamak bitirmenin yarısıdır” dememişler mi? Dolayısıyla asıl zor ve mühim olan başlayabilmektir… Yani, nefsi televole kültüründen kurtarıp, ciddi meşguliyetlere hazırlayabilmektir…
    Derslerdeki tecrübelerimiz 60 yaşındaki ilkokul mezunu hanımların bile Arapçayı öğrenebildiklerini ve hatta Kur’an’ı baştan sona ezberlediklerini bize göstermiş bulunmaktadır. Bu gerçek ortada iken daha genç olan erkek ve hanımlarımızın Kur’an’ı aslından okuyup, anlamak hususunda ne gibi bir bahaneleri olabilir? Bizden dua ve gayret, yardım ise Allah’tandır…
    Bu eserin, daha önce de ifade ettiğim gibi, Kur’an’ı anlamaya vesile olması bakımından hazırladığımız Arapça kitabımızdan sonra ikinci aşama ve asıl hedef olduğu göz önünde tutulmalıdır. Yani, biz bu eseri sadece bir meal ve tefsir çalışması olsun diye hazırlamadık. Bu tür eserler zaten fazlasıyla mevcut. Bunun yerine biz eserimizi bir ders kitabı olarak hazırladık ve bir ders kitabı gibi çalışılması arzusunu taşımaktayız. Yani, bu kitabı bir yandan hem lugat, hem meal, hem tefsir olarak takip ederken, diğer yandan gerek kişisel ve gerekse gruplar oluşturulmak suretiyle, bir disiplin içinde, ayetlerin lügat ve gramatik tahlillerinin yapılmasını bekliyoruz. Bu nedenle, kitabımızdan daha fazla istifade edilebilmesi ve böylece Kur’an’a daha fazla vukufiyetin sağlanabilmesi için daha sonra bazı hususlara işaret edeceğiz. Ama daha önce, kitabı hazırlarken nelere dikkat ettiğimizin üzerinde durmak istiyoruz.

    Kitabın Hazırlanma Metodu:

    Önce tam metin halinde Kur’an sayfasını verdik. Daha sonra o sayfanın ayetlerini incelemek üzere teker teker ele aldık. Her ayetin önce arapça metnini altında da toplu manasını verdik. Bundan sonra üç aşamalı bir tahlil gerçekleştirmeye çalıştık:
    a) “Sözlükçe” diye açtığımız başlıklar altında fiillerin mazi, muzari ve masdarını, isimlerin de tekil ve çoğulunu verdik . Sözlükçe kısmında verilen kısaltmalardan; (?) harfi cemi (çoğul) manasındadır. İsmin önce tekili yani müfredi verilmiş, yanında ise (?) denilerek cemisi, yani çoğulu gösterilmiştir. (?) kısaltması da sözlüklerde görüldüğü gibi müennes (dişil) ifadesinin rumuzudur. Önce ismin müzekker (eril) hali sonra müennes halinin belirtilmek istendiği durumlarda bu yola gittik.
    b) “Dilbilgisi Tahlili” başlığı altında yukarıdan aşağı doğru bakıldığında, bir bütün olarak ayeti ve mealini birlikte okuyacak şekilde, kalın siyah yazılarla orjinal kelime ve bu kelimenin ayetin içindeki kısa anlamı verilmiştir. Bunu yaparken okurun aynı sayfada yukardan aşağı doğru ayetin Arapça orjinalini ve kelime anlamları yanyana getirildiğinde bir bütün cümle oluşturacak şekilde manasını okuyabilmesini amaçladık. Arzu edenler bu anlamları meal yardımıyla numaralayıp daha rahat çalışabilirler.
    Her kelimenin yanına da (parantez içinde) gramerde neye karşılık geldiğini yazdık. Böylece ayet metinlerinin Arapçalarının ve Türkçe karşılıklarının, kelimelerin anlamlarının ve gramatik yapılarının topluca göz önünde olmasını sağlamaya çalıştık.
    Hem Arapça’yı yeni öğrenenler, hem de Arapçayı bilmelerine rağmen bazı gramer kaidelerini unutmuş bulunanlar için çalışmamızın bu ilk cildinin baş tarafına “Adım Adım Kur’an Dili” adlı eserimizden hazırladığımız bir gramer özeti ekledik. Bu bölümdeki özet bilgiler Kur’an çalışması süresince gerekli olabilecek bilgilerden oluşmaktadır. Bize göre, i’rab olmaksızın, yani dilbilgisi tahlilleri yapılmaksızın ayetler yeterince anlaşılamamaktadır. Bunun için kelimelerin i’rabdaki yeri üzerinde durulmuştur. Kelimelerin gramer ayrıntıları ile ilgilenmeyenlerin ise yalnızca altı çizili olarak verilmiş bulunan ve kelimenin gramerdeki temel yerini vurgulayan kısma bakmaları yeterlidir. 40-50 kadar ayetin incelenmesinden sonra, bir bilmece çözer gibi giderek ayetlerin çözüldüğü görülecek ve Kur’an artık anlaşılır olmaya başlayacaktır.
    Ayetlere anlam verirken pek çok meali taradık ve bizce ayetin anlamına en yakın olanı not etmeye çalıştık. Bu eseri eğitim amaçlı hazırladığımız için kelimelerin anlamlarının karşılığının görülmesi bakımından mecburen ayetin birebir kelime çevirisini vermek durumunda kaldık. Kelimenin Türkçe’deki anlamını vermede sıkıntıya düştüğümüz durumlarda parantez açarak açıklama yoluna gittik. Dolayısıyla ayetin tercümesini değil, bir anlamda açıklamasını vermiş olduk.
    c) “Açıklama” başlığı altında ise sıra; kelime ve gramer tahlilini öğrenen okurlarımızın çalıştığı ayetten alması gereken mesajlara gelmiştir. Çünkü kelime ve dilbilgisi tahlilinden amaç zaten Allah’ın mesajını daha iyi anlamak değil midir? Ayetlerin açıklaması bağlamında kullandığımız kaynaklar ise genellikle eski eserler yerine son dönemlerde kaleme alınan çalışmalardan seçilmiştir. Böyle yapma nedenimiz, Kur’an’ın güncel tefsirlerinin bize göre daha anlaşılır bir dille yazılması ve çoğunlukla yeni bilimsel gelişmeleri de içeriyor bulunmasıdır. Kaynak kullanımında eserin ilk geçtiği yerde tam künye verilmiş, daha sonraları ise şahsın adını verip ‘adı geçen eseri’ manasında a.g.e. rumuzu kullanılmıştır. İlgili ayete bakmak açıklamanın hangi sayfada geçtiğinin görülmesi için yeterli olacağından, müfessirlerin eserlerinden yaptığımız alıntılarda sayfa numarası vermedik. Müfessirlerin kullandıkları dipnotları aynen muhafaza ettik. Bu eserde tefsirlere yer verirken karşılaştırmalı (mukâren) bir metod takip ttik
    . Bu nedenle, müfessirlerin bir ayetle ilgili açıklamalarını kaydederken ancak çok önemli bulduğumuz kısımları not edebildik. “…” bu şekilde gösterdiğimiz noktalar ana fikir ve cümleyi yazdıktan sonra başka görüşlere de yer verdiğimiz için uzatmamak amacıyla yazarların cümlelerinden bazılarını atladığımızı ortaya koymaktadır. Yazarların görüşlerine yer verirken tırnak (“”) işaretleri kullandık. Dipnotlarda ilgili açıklamanın sahibini kaydettik. Bu şekilde değişik yorumları not ederek okuyucuya bir ayet bağlamında yapılan çeşitli açıklamalardan bir demet sunmak istedik. Ayetlerin iniş sebeplerini zikrederken, bu konuda güvenilir rivayetleri tercih ettik. Zayıf hadisleri ve kaynağı belli olmayan haberleri kullanmamaya gayret ettik.

    Eserin “açıklama” bölümünde yararlanılan eserlerden bir kısmı şunlardır:
    1. Prof.Dr. Bayraktar Bayraklı, Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur\'an Tefsiri
    2. Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur\'an Yolu
    3. Prof. Talât Koçyiğit, Prof. İsmail Cerrahoğlu, Kur’an-ı Kerim Meal ve Tefsiri
    4. Prof Dr. Süleyman Ateş, Yüce Kur’ân’ın Çağdaş Tefsiri
    5. Prof Dr. Süleyman Ateş, Kur’an Ansiklopedisi
    6. Prof. Dr. M. Sait Şimşek, Fatiha Suresi ve Türkçe Namaz
    7. Prof.Dr. Muhammed Mahmut Hicaz, Furkan Tefsiri
    8. Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır, Kur’an-ı Kerim’in Açıklamalı Meali
    9. Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, Tefsir\'u’l-Münîr
    10. Abdulvahid Metin, Mufassal Tefsir
    11. Abdülvâhit Metin, Kavramlar Ansiklopedisi
    12. Abdullah Parlıyan, Özlü Tefsir
    13. Ali Arslan, Büyük Kur\'an Tefsiri
    14. Mir Muhammed Kerim el-Baküvî, Keşfu’l-Hakayık an Nüketi’l-Ayâti ve’d-dekâyık
    15. Ali Küçük, Besâiru’l-Kur’an
    16. Ahmed Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri
    17. Bedrettin Çetiner, Esbâb-ı Nüzul
    18. Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri
    19. Ebu Bekir Câbir el-Cezâiri, En Kolay Tefsir
    20. Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili
    21. İbn Kesir, Tefsiru’l-Kur’âni’l-Azîm
    22. İmam Nesefi, Nesefi Tefsiri
    23. İmam Vahidi, el-Veciz fi Tefsiri’l-Kitabi’l-Azîz
    24. İmam Vahidi, Esbâb-ı Nüzul
    25. İzzet Derveze, et-Tefsiru’l-Hadis
    26. Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri
    27. Fahruddin Razi, Tefsiri Kebir Mefatihul Gayb
    28. Muhammed Gazali, Konulu Tefsir
    29. Mahmut Toptaş, Şifa Tefsiri
    30. Mevdûdî, Tefhîmu’l-Kur\'an
    31. Muhammed Ali Sabuni, Ahkam Tefsiri
    32. Muhammed Ali Sabuni, Safvetü’t-Tefasir
    33. Muhammed Esed,Tefsir\'ul Mesaj
    34. Muhammed Gazali, Konulu Tefsir
    35. Mukâtil b. Süleyman, Kur’an Terimleri Sözlüğü (Çev. M. Beşir Eryarsoy)
    36. Ömer Nasuhi Bilmen, Kur’an-ı Kerim Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri
    37. Seyyit Kutub, Fi Zilâli\'l-Kur\'an

    Bu eserlerin dışında çeşitli kitaplardan, dergilerden, internet yoluyla elde ettiğimiz kısmi tefsir çalışmalarından ve belli bir ayet hakkında yapılan çalışmalardan da yararlandık ve bunları Kaynakça bölümünde kaydettik.
    Bu eserin okunması/çalışılması sırasında göz önünde tutulması gereken bazı hususlar:
    Yıllardır yaptığımız derslerin ışığında, bu eserden daha fazla istifade edilebilmesi bakımından bazı önerilerimiz olacaktır. Bunun için öncelikle -birisini kelime tekrarı için alıştırma, diğerini ise asıl çalışma defteri olarak kullanabileceğimiz- uygun kalınlık ve ölçüde iki defter almalıyız.
    1. Ayetin arapçasına ve mealine topluca bir göz attıktan sonra,
    2. Kelimelerin altına tek tek anlamlarını ve gramer ifadesini yazacak şekilde iki satır boşluk bırakarak, defterimize ayetin Arapça orjinalini yazmalıyız.
    3. “Sözlükçe” başlığı altında her geçen kelimenin hem Arapça aslını ve hem de Türkçe karşılığını bir kere asıl deftere, en az üç defa da alıştırma defterine yazmalıyız. Böylece, kelimelerin Arapça asılları ve Türkçe karşılıklarını bilecek hale geleceğiz.
    4. Kelimeleri iyice öğrendikten sonra, ayete bu kelimeler yardımıyla bir anlam vermeye çalışmalıyız. Bunun için de “Dilbilgisi Tahlili” başlığı altındaki kelime anlamları ile (parantez içinde kaydettiğimiz) gramer tahlilini tahmin etmeye gayret etmeliyiz. Daha sonra tahminlerimizle kitaptaki doğru bilgiyi karşılaştırmalıyız. Öğrendiğimiz doğru bilgiyi çalışma defterine açacağımız “Dilbilgisi Tahlili” başlığı altına yazmalı ve bunları en az üç kere okumalıyız.
    5. Bütün bunların arkasından çalışma defterimizde Arapça aslını kaydettiğimiz ayet metninin altındaki boşluğun ilk satırına ayetin anlamını, ikinci boşluğa da, herbir kelimenin altına gelecek şekilde, mübtedâ, haber, fail, mef’ul gibi gramerdeki karşılığını kaydetmeliyiz.
    6. Son olarak defterimize kitapta olduğu gibi “AÇIKLAMA” başlığı yazarak bu kısımda yer alan bilgileri bir ya da iki kere okuduktan sonra, ayetlerde verilmek istenen mesajları tek cümlelik maddeler halinde (1., 2., 3. ..şeklinde) yazmak yararlı olacaktır.
    Bu şekilde yaptığımız çalışmayı bütün ayetler için tekrar etmeliyiz. Göreceksiniz, çok kısa zamanda Kur’an sizin için artık Arapça aslından anlaşılır bir kitap haline gelmeye başlayacaktır. Bu anlamda Allah yar ve yardımcınız olsun…
    Burada şunu da söylemeliyim. Meşguliyeti fazla olan kimseler kitapdaki ayetlerin üstüne ve altına kelime kelime anlamını ve irabını yazabilirler. Keza, açıklama kısmında yer alan bilgileri de ana cümlelerin altını çizerek çalışabilirler. Bu şekilde daha sonra ayetleri tekrar çalışmak istediklerinde yalnızca altı çizili yerlere bakmaları onların ana konuyu hatırlamaları bakımından yardımcı olur.
    Daha iyi bilenler veya bir öğretmen etrafında oluşacak çalışma grupları içinde karşılıklı sorarak kelime ve irab (dilbilgisi tahlili) çalışması yapmanın faydalı olduğunu düşünüyoruz. Bu arada grup üyeleri, bizim kitabın hacminin artmaması bakımından, eserimizde yer veremediğimiz diğer tefsirlerden de yararlanarak, hazırlanabilirler ve böylece ayetleri müzakere edebilirler. Bu çalışmalar ışığında okuyucular her geçen gün Kur’an’a vukufiyet yolundaki çalışmalarında aldıkları mesafeyi görmenin zevkini ve neşesini yaşayacaklardır. Haftada bir ya da iki gün toplanmayla hazırladığımız her bir kitabımız altı ay kadar bir sürede bitirilebilir. Bu süreyi kısaltmak ise okuycularımızın kendi çabalarına bağlıdır.
    Yaklaşık olarak 10 cilt civarında planladığımız ve önemli bir bölümü şu anda bilgisayarımıza kayıtlı bulunan bu külliyatın diğer ciltleri yakında Allah’ın inayeti ve sizlerin dualarıyla inşaallah sırayla yayınlanacaktır.
    Sözlerime son verirken senelerce haftanın üç günü birlikte sözlük ile Kur’an çalışması yaptığımız değerli arkadaşım Ender Kızılkaya’ya canı gönülden teşekkürler… Sözlükçe kısmında yer alan kelimeleri ve gramer özetini bilgisayara aktarmada yardımı geçen sevgili kardeşim Arzu Atalay’a da gönül dolusu sevgiler.. Rabbim onları Cennet hatunu kılsın ve yüreklerindeki Allah sevgisi her geçen gün artsın..
    Beni bu çalışma için teşvik eden, bu konuda manevi desteklerini esirgemeyen arkadaşlarım ve öğrencilerime de teşekkür etmeliyim. Ayrıca ve özellikle bu eserin ortaya çıktığı süreçte geçen zamanı çocuklarımdan ve eşimden emanet olarak aldığımı söylemem de bir vicdan borcudur. Allah bu eserin ortaya çıkması konusunda emeği, sabrı, desteği geçen herkesten razı olsun…

    Dr. Necla Yasdıman
    ***

    ANASAYFA


    KUR'AN TAHLİLİ, Ödemeli gönderilir. Fiatı posta masrafı dahil, 2 cilt 51.00 YTL. Paketi teslim alırken posta görevlisine ödenir.
    Almak isterseniz açık adresinizi bildiriniz.


    [ ÖDEMELİ GÖNDERİLİR ]

    MSN: www.hidayetnuru.com@hotmail.com

    Bu sayfadakiler hakkında bilgi almak için; "BİZE YAZIN" E-Mail'imi kullanabilirsiniz...

    E-Mail
    BİZE YAZIN



    Son Güncelleme Tarihi;
    Telif hakkı webmaster'e aittir...