|
Okuma Aşkı
OKUMA AŞKI
19** Yılında İlkokul
5.ninci sınıftan mezun oldum. Babam Bronşit Hastası olduğundan
çalışamıyordu, ağabeyimin birisi evlenmiş, ayrılmıştı,
biri de Öğretmen okulunda okuyordu. Çift sürmek, ekin ekmek,
ekin biçmek, sap taşımak, harman yapmak gibi, bir çiftçi
ailesinin yapacağı en ağır işler küçük yaşımda omuzlarıma
yüklenmişti. Ama ben okumaya meraklıydım, okumak istiyordum.
Okumak istiyorum, okumak istiyorum: Diye ağlaya ağlaya zorla
babamı razı ettim... Konya 2.ci Assubay Hazırlama Ortaokuluna
imtihana gittim. Okulun geniş avlusunda hoperlörle verilen
komutla sıra olduk sıra açıldık, kollarımızı yana uzattık,
herkes olduğu yere çöktü. Sorular soruldu, cevaplar yazıldı.
Sorulardan : ''Buraya niçin geldiniz? '' Sorusuna; 'Vatan ve
milletime faydalı bir adam olmak için.' Diye cevap vermiştim...
Ertesi gün okul komutanlığı binası önünde toplandık, yine
hoperlörle kazananların ismi okunuyordu. Benim ismimde okunmuştu,
ismimi duyunca dünyalar benim olmuştu, sevincimden uçuyordum...
Fakat hoperlörden çıkan son söz belimi büktü. ''Bir evrakı
noksan olan sütçü eşeği gibi beklesin.'' Evet, benim de bir
evrakım noksandı. bize gelen son bildiride ; ''Sağlık raporu
olmayanlar burada okul tarafından yaptırılacak,'' dendiği
halde (Öğrenci adayı çok geldiğinden olacak ki) bizimle
ilgilenen olmadı. Çocuktum, yalnız başıma nereye girilip
çıkılacağını bilmiyordum. İki-üç gün hastahaneye girip
çıkmıştım, fakat raporu tamamlayamamıştım. ''Bir evrakı
noksan olan sütçü eşeği gibi beklesin!..'' Bu söz, benim ve
benim gibi evrakı noksan olanlar için söylenmişti. 'Demek
beni okula almıyacaklar' diye düşündüm. Sanki başıma sekiz
kiloluk bir balyoz vurulmuştu. Cansız bir ceset gibi yığılıp
kalmıştım. Dünya bana zindan olmuştu. Bastığım yeri gözüm
görmüyordu. Ağlaya ağlaya geri döndüm. Köyüme geldiğimde
babam seviniyor ben ağlıyordum!!!...
Şerafettin KESKİNOĞLU
|